BAKAP’ta İlk Defa Bal Hasadı Yapıldı!

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), üretimin sürekliliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması odaklı projelerini devam ettiriyor.
Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı olan ATA Çiftliği’nde (BAKAP) yer alan Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi, 2026 yılında ilk bal hasadını gerçekleştirdi.
Bal üretiminin yanı sıra bilimsel araştırma, pratik eğitim ve teknik rehberlik çalışmaları ile Ankara’daki arıcılığın gelişimine katkı sağlayan merkezde yapılan bal hasadının en dikkat çekici yönü, balın saf Anadolu ırkı arılar tarafından üretilmesi ve tek bir bitkiden elde edilmiş olmasıdır. Böylece hem bal üretimi yapılırken hem de saf Anadolu arısının gen kaynakları korunmuş oluyor.
“ARI, TARIMSAL ÜRETİMİN VE BİYOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
Gerçekleştirilen bal hasadından birinin monoflora, yani tek bir bitkiden elde edilen özel bir bal türü olduğunu belirten ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, 2026 yılının ilk bal hasadını yapmanın getirdiği mutluluğu ifade ederek şunları dile getirdi:
“50 kovanla başladığımız bu yolculuğumuz, şu an 150 koloniyi buldu. Kullandığımız arı, saf Anadolu ırkıdır. Burada yaptığımız çalışmalardan biri, mevcut Anadolu ırkının genetik özelliklerini korumak. Çıkarttığımız ve larva transferi yaptığımız kovanda, sahip olduğumuz arılardan genetik olarak gelişimi sağlayacak en uygun ana arıları seçip tekrar kolonimizde kullanıyoruz. Böylece, kolonilerimizin genetik olarak ilerlemesini, verimini ve gen kaynaklarını korumayı amaçlıyoruz. Yani bal üretirken aynı zamanda gen kaynaklarını da koruyoruz. Ayrıca merkezde, balın yanı sıra apiterapi ürünleri dediğimiz propolis, perga ve arı zehri gibi yan ürünleri de üretiyor ve bunları çiftçilere uygulamalı eğitimlerle anlatıyoruz.”
İklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki etkilerini de vurgulayan Tüzün, saf Anadolu bal arısının bulunduğu ortama yüksek adaptasyon kabiliyeti sayesinde sürdürülebilir üretimin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Özellikle bu iklimde yaşanan anomali değişikliklerinde arıcıların kesinlikle aktif olarak yer alması gerekiyor. Arılar, tarımsal üretim ve biyoçeşitliliğin korunmasında büyük öneme sahip. Mevcut Anadolu ırkıyla iklim değişikliği ile uyum sağladık ve biyolojik gen kaynaklarımızı korumak için en önemli araç olarak kullanıyoruz” dedi.