Dr. Tahir Soydal: Yaz Sıcaklarında Gıda Zehirlenmesi Tehlikesi Büyüyor

13 Temmuz 2026

ANKARA – BHA

Dr. Soydal, yüksek sıcaklıkların mikroorganizmaların, özellikle de bakterilerin gıdalar üzerindeki etkisini artırdığını ifade etti. Et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri, yumurta, mayonezli yiyecekler, kremalı tatlılar, hazır yemekler ve açıkta satılan gıdaların uygun koşullarda saklanmaması durumunda gıda zehirlenmesi riskinin ciddi şekilde yükselebileceğine dikkat çekti. “Yaz aylarında gıda zehirlenmesi tehlikesi göz ardı edilmemelidir. Küçük bir ihmal, toplu yemek sunan yerlerde birçok kişiyi etkileyebilir. Bu durum sadece mide bulantısı veya ishal ile sınırlı kalmayıp, çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.” dedi. Dr. Soydal, gıda güvenliğinin bireysel bir dikkatle sağlanamayacağını ve bu konunun önemli bir halk sağlığı meselesi olduğunu vurguladı.

Riskler Genellikle Birden Fazla Nedene Bağlıdır

Gıda zehirlenmelerinin sıklıkla tek bir nedenden kaynaklanmadığını belirten Soydal, sıcak havalarda birden fazla hatanın aynı anda meydana gelmesinin riskleri artırdığını ifade etti. “Soğuk zincirin bozulması, yemeklerin uygun sıcaklıkta saklanmaması, yetersiz pişirilmesi, pişirildikten sonra uzun süre oda sıcaklığında bekletilmesi ve hijyen kurallarına uyulmaması gıda güvenliği açısından ciddi tehditler oluşturur. Güneş altında bekleyen bir ürün, yeterince soğutulmayan bir buzdolabı ya da çiğ ve pişmiş gıdaların aynı yüzeyde işlenmesi gıda zehirlenmesine yol açabilir.”

Haber Devam Ediyor

Okul, hastane, fabrika, yurt, bakım evi, yemekhane, lokanta ve catering hizmeti sunan işletmelerde sorumluluğun daha büyük olduğunu vurgulayan Soydal, yaz aylarında gıda güvenliği uygulamalarının titizlikle takip edilmesi gerektiğini belirtti. “Evde yapılan bir hata birkaç kişiyi etkileyebilirken, toplu yemek hizmetlerinde tek bir hata yüzlerce kişiyi etkileyebilir. Gıda güvenliğinde ‘bir şey olmaz’ anlayışına yer yoktur.”

Belirtiler Ciddiye Alınmalı

Dr. Soydal, gıda zehirlenmelerinin genellikle bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, ateş, halsizlik ve sıvı kaybı gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirtti. Özellikle risk grubundaki bireylerde hastalığın daha ağır seyrettiğini ifade etti.

“İshal ve kusmaya bağlı sıvı kaybı yaşandığında, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan kişiler vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Eğer aynı yemeği tüketen birçok kişide benzer şikayetler görülüyorsa, sağlık kuruluşlarına başvurulması ve ilgili kurumların bilgilendirilmesi oldukça önemlidir.”

Evlerde Yaygın Hata: Çapraz Bulaşma

Vatandaşların alışverişte gıda güvenliği kurallarına dikkat etmeleri gerektiğini ifade eden Soydal, kolay bozulabilen gıdaların uzun süre araçta, pazarda veya güneş altında bekletilmemesi gerektiğini belirtti. Alışverişten sonra et, tavuk, balık ve süt ürünlerinin mümkün olan en kısa sürede buzdolabına konulması, pişmiş yemeklerin uzun süre dışarıda bırakılmaması ve tekrar ısıtılmadan tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Görünümünde veya kokusunda bozulma olmayan gıdaların da hastalık etkeni içerebileceğini hatırlatan Soydal, yalnızca görünüşe dayanarak karar verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Evlerde en sık karşılaşılan hatalardan birinin çiğ ve pişmiş gıdaların birbirine temas etmesi olduğunu belirten Soydal, yaz aylarında mutfak hijyeninin daha fazla önem kazandığını söyledi. “Çiğ et, tavuk veya balıkla temas eden bıçak, kesme tahtası ve tezgah yüzeyleri temizlenmeden başka gıdalar için kullanılmamalıdır. Çapraz bulaşma, gıda kaynaklı enfeksiyonların en sık nedenlerinden biridir.”

Gıda Güvenliği Sürecin Her Aşamasını Kapsar

İşletmelerde ürünlerin mutfağa girişinden servis aşamasına kadar olan sürecin kontrol altında tutulması gerektiğini vurgulayan Soydal, sıcak havalarda ürün kabulü, depolama, hazırlama, pişirme ve servis aşamalarının daha dikkatli yönetilmesi gerektiğini belirtti.

“Gıda güvenliği, yalnızca mutfakta başlayan bir süreç değildir. Satın alma, taşıma, depolama, hazırlama, pişirme ve servis aşamalarının tamamı aynı özenle yönetilmelidir. Riskli noktaların belirlenmesi ve sürekli izlenmesi, güvenli gıda üretiminin temelini oluşturur. Zincirin herhangi bir halkasında oluşacak bir ihmal, toplum sağlığını olumsuz etkileyebilir.” Sıcak hava dalgalarının yaşandığı dönemlerde denetimlerin ve bilgilendirme faaliyetlerinin artırılması gerektiğini belirten Soydal, belediyeler, il sağlık müdürlükleri, Tarım ve Orman Bakanlığı ile gıda işletmelerinin koordineli bir şekilde çalışmasının önemine vurgu yaptı.

“Önemli Olan Olay Olduktan Sonra Değil, Olmadan Önce Önlem Almaktır”

Dr. Soydal, gıda zehirlenmelerinin büyük ölçüde önlenebilir olduğunu belirterek sözlerini şu şekilde tamamladı: “Yaz aylarında gıdanın üretiminden sofraya ulaşıncaya kadar geçen her aşamada dikkatli olunmalıdır. Gıda güvenliği, yalnızca gıda sektörünün değil, tüm paydaşların ortak sorumluluğudur. Yaz aylarında alınacak basit ama etkili önlemler, bireysel hastalıkları ve toplu gıda zehirlenmelerini büyük ölçüde engelleyebilir.”