ANKARA – BHA
Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanvekili ve Star gazetesi yazarı Avukat Cüneyd Altıparmak, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Altıparmak, Türkiye’nin bu uluslararası diplomasi etkinliğini başarıyla organize ettiğini vurguladı.
Altıparmak, “Türkiye, uluslararası diplomasi açısından tarihi öneme sahip bir NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Zirvenin organizasyonu, güvenlik planlaması ve diplomatik koordinasyon, devlet kurumlarının yüksek yeteneklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen etkinlikler, Türkiye’nin büyük ölçekli uluslararası organizasyonları yönetme becerisini kanıtladı. Zirveye katılan uluslararası basın mensupları, organizasyonun düzeni ve lojistik planlaması hakkında olumlu geri dönüşlerde bulundular. Türkiye’nin misafirperverliği, zirvenin diplomatik atmosferine önemli katkılarda bulundu.” diye konuştu.
NATO’da Yeni Bir Dönem Başlıyor
Altıparmak, NATO’daki dönüşümün yalnızca askerî açıdan ele alınmaması gerektiğini ifade etti. “NATO’da yaşanan değişim, sadece askerî bir yapı değişikliği olarak algılamak eksik olur. Bugün, ‘NATO 3.0’ olarak adlandırdığımız yeni bir döneme girdiğimizi düşünüyorum. Bu dönemde ittifakın başarısı, yalnızca asker sayısıyla veya sahip olunan silah sistemleriyle ölçülmeyecek. Savunma sanayi üretim kapasitesi, yapay zeka, siber güvenlik, uzay teknolojileri, kritik madenler, enerji arz güvenliği ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığı, kolektif savunmanın temel bileşenleri haline gelecek.” dedi.
Türkiye Güvenlik Üreticisi Bir Aktör Oluyor
Altıparmak, Türkiye’nin güvenlik politikalarındaki rolünün evrildiğini belirtti. “Artık Türkiye, güvenlik politikalarının uygulandığı bir ülke olmanın ötesine geçmiştir. Yeni güvenlik mimarisinin şekillenmesine katkıda bulunan, teknoloji geliştiren ve bölgesel dengelerde etkisini hissettiren stratejik bir aktör konumuna yükselmektedir. Savunma sanayiindeki kabiliyet artışı, diplomatik hareket alanı ve jeopolitik konumu bu yeni dönemin en büyük avantajlarını oluşturuyor.” şeklinde konuştu.
Erdoğan ve Trump Arasındaki Diyalogun Önemi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki iletişimin önemine de değinen Altıparmak, “Bu iki lider arasında yeniden kurulan doğrudan iletişim kanalının göz ardı edilmemesi gerekir. Yapıcı diyalog, iki ülke arasındaki uzun süredir biriken sorunların daha kolay ele alınmasına ve çözüm süreçlerinin hızlanmasına yardımcı olacak bir siyasi zemin oluşturuyor. Devletler arası ilişkiler, elbette kurumlar üzerinden yürütülür; ancak kritik dönemlerde lider diplomasisi müzakere süreçlerine ivme kazandırmaktadır.” dedi.
NATO’nun Geleceği ve Dönüşüm Süreci
Altıparmak, NATO 3.0 kavramının tehdit algısındaki değişimi yansıttığını belirtti. “Artık tehditler, sınırlarına yaklaşan bir ordu ile sınırlı değil. Siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları, kritik altyapılara yönelik saldırılar, yapay zeka destekli operasyonlar ve ekonomik baskılar da güvenlik meselesi olarak kabul edilmektedir. Güvenlik kavramı, askerî alanın ötesine geçerek, devletin tüm kurumlarını ilgilendiren geniş bir yapıya dönüşmüştür.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bu yeni dönemde güvenlik üreten bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Altıparmak, “Savunma sanayiindeki başarıların sürdürülebilirliği, teknoloji geliştirme kapasitesinin artırılması ve uluslararası iş birliklerinde daha güçlü bir yer edinilmesi stratejik bir zorunluluk. Geleceğin ittifaklarında etkili olabilmek için, sadece savunma harcaması yapan değil, aynı zamanda teknoloji üreten, standart belirleyen ve çözümler geliştiren ülkeler önem kazanacak.” dedi. Altıparmak, NATO’nun büyüme biçiminin değil, dönüşümünün tartışılması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri olması gerektiğine inandığını sözlerine ekledi.

